Bugun...


Mustafa Koçak

facebook-paylas
Eski Yıllarda Ramazan Ayı ve Bayramı 2-
Tarih: 21-03-2026 15:00:00 Güncelleme: 21-03-2026 15:04:00


İnsanoğlunun ömrü ve sıhhati yerinde olduğu sürece, elbette Allah’ın izniyle nice Ramazanlara ve bayramlara erişmek nasip olur derim. Bugün de sizlere, sağ salim eriştiğimiz Ramazan Bayramı’nın eski yıllarda nasıl kutlandığını; kalemimin yazdığı, aklımın erdiği ve hafızamda kalanları aktarmak nasip olur dileğiyle yazıyorum.

Ramazan Bayramı, diğer adıyla Şeker Bayramı olarak da bilinir. Şeker lafı geçince aklıma gelen bir hatırayı da sizlerle paylaşmak istedim. Eski yıllarda Karaman’ımızda bir ortaokul ve üç tane de ilkokul (Gazi Mustafa Kemal, Güneş ve Cumhuriyet) vardı. 23 Nisan Çocuk Bayramı’nda, o yıllarda öğrenci sayısı az olduğu için Karaman Belediyesi zabıtalara görev verir, tören alanında ilkokul öğrencilerine kâğıtlı şekerler dağıttırırdı. İşte bu nedenle o yılların ilkokul öğrencileri için şeker bayramı ayrı bir sevinç kaynağı olurdu.

Gelelim bayram günlüğümüze…

Eski yıllarda bayramlaşmalar birçok mahalle ve köyde bayram namazından sonra başlardı. Cemaat, cami önünde tek sıra hâlinde bayramlaşır, iyi dilek ve temennilerde bulunur, bazen de şeker ve lokum dağıtılırdı. Cemaat bayram namazından çıktıktan sonra, mahallenin hâli vakti yerinde olan ailelerinden biri cemaate,
“Buyurun, bayram yemeğini bizde yiyelim,” diye davette bulunurdu. Arzu edenler bu davete icabet ederdi. Ayrıca bu aile, mahallesinde bulunan ihtiyaç sahiplerini de bir gün önceden davet ederdi.

Eski yıllarda, önceki yazılarımda da belirttiğim gibi, evlerin büyük avluları ve geniş odaları vardı. Bu nedenle gelen misafirlerin kalabalık olması sorun teşkil etmezdi.

Bayram yemeğine gelen misafirler ve ev sahipleri hep birlikte sofraya otururdu. Çok kalabalık olursa erkekler, kadınlar ve çocuklar için ayrı sofralar kurulurdu. Yemekler mevsimine göre hazırlanır ve ikram edilirdi. Sofra olarak büyük yuvarlak tahta siniler kullanılır, oturulan yerlere de büyük sofra bezleri serilirdi. Ayrıca herkesin önüne, uzun ve kesintisiz şekilde uzanan, peçete yerine kullanılan yumuşak bezler verilirdi ki yemekler dökülse bile kimsenin üzeri kirlenmesin.

Büyük sofralara yemekler üç ayrı noktaya konur, herkes önündeki tahta kaşık ve çatalla ortak kaplardan yemek yerdi. Önce çorba içilir, ardından diğer yemekler yine aynı şekilde sofraya konularak birlikte yenirdi.

Karaman’da bayram sofralarının vazgeçilmez yemekleri; çiçek bamyası, yaprak sarması, tatlı olarak zerde ve sütlaçtı. Bir de su böreğini unutmamak gerekir. Diğer yemekler ise mevsimine göre hazırlanırdı.

Yemekler yendikten sonra sofrada bulunan bir kişi yemek duasını ederdi. Ardından herkes sofradan kalkar, önceden hazırlanmış ibrikler, sabunlar, leğenler ve el havlularıyla eller yıkanırdı. Daha sonra imkân varsa çay hazırlanır, misafirlerle hem bayramlaşılır hem de çay içilirdi. Bayramın en önemli ikramları olan bayram şekeri ve lokum da bu sırada sunulurdu.

Ayrıca evin büyüğü, gelen çocuklara şeker verir, az da olsa harçlık vererek onları sevindirirdi.

Bayramlaşmada akrabalar arasında öncelikle büyükler ziyaret edilirdi. Tatlı ve huzurlu bir ortamda bütün akrabalar, dostlar ve komşular bir araya gelir, neşeli ve mutlu bir bayram geçirirdi.

Bu yazımın sonunda sizlere Karaman’ın değerli ailelerinden Duru Ailesi’ne ait bir bayram hatırası fotoğrafını da sunmak istedim. Bu fotoğrafı, 1974 yılında rahmetli tüccar Ziya Duru amcanın hatırası olarak paylaşıyorum.

Bütün Müslüman âleminin ve Karamanlı hemşehrilerimin Ramazan Bayramı’nı kutlar, sağlık ve afiyet dilerim.

Mustafa Koçak

 



Bu yazı 641 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
YAZARLAR
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI