Bazı meslekler vardır ki sadece gündüz değil, gecenin en karanlık saatlerinde de görev başındadır. Biz uyurken sokaklarda dolaşan, tehlikeyi göze alan ve düzeni sağlayan insanlar vardır: Polislerimiz…
Dİle kolay 1845 yılında kurulan ve Türk polis Teşkilatınca Her yıl kutlanan Polis Haftası, sadece bir kutlama değil; aynı zamanda fedakârlığın, cesaretin ve sorumluluğun hatırlanması gereken özel bir zamandır. Çünkü polis olmak, yalnızca bir üniforma giymek değil; bazen kendi canını hiçe sayıp başkalarının güvenliği için mücadele etmektir.
Polislerimiz, olaylara müdahale ederken çoğu zaman korkuyu değil, görev bilincini seçer. Trafikte düzeni sağlar, kaybolan bir çocuğu ailesine kavuşturur, suçun önüne geçmeye çalışır, zor anlarda vatandaşın yanında olur. Bazen bir anne-baba gibi teselli eder, bazen bir öğretmen gibi yol gösterir.
Ancak bu mesleğin arka planında görünmeyen bir gerçek vardır: Yorgunluk, stres ve özlem… Bayramda evde olamamak, geceleri uyuyamamak, her an bir olay çıkabilir düşüncesiyle yaşamak… Bunların hepsi polislerimizin sessizce taşıdığı yüklerdir.
Polis Haftası bize şunu hatırlatmalıdır: Güvenli bir toplum, sadece yasalarla değil, bu yasaları uygulayan fedakâr insanlar sayesinde mümkündür. Onların emeği çoğu zaman fark edilmez, ama yoklukları hemen hissedilir.
Bu yüzden bu hafta sadece “kutlu olsun” demek yetmez. Polislerimize saygı göstermek, görevlerini kolaylaştırmak, kurallara uymak ve onları anlamaya çalışmak da bir vatandaşlık görevidir.
Unutmayalım; güven içinde yürüdüğümüz sokaklarda, bir yerlerde mutlaka bir polis görev başındadır.
Polis Haftası kutlu olsun.
İyi ki varsınız.
Daha nice 181.yıllar dilerim
