|
Tweet |
Biraz uzun olacak Ama bazı gerçekler kısa anlatılamıyor.Çünkü bu ülke kısa cümlelerle değil, uzun tezgâhlarla soyuldu.
Hatırlayın… 28 Şubat 1997 Günlerini
Bu ülke bir sabah uyandı.Televizyonlarda aynı sahne dönüp duruyordu.
Bir kadın…Bir pavyon geçmişi…Bir anda başına örtü, önüne mikrofon
Adı Fadime Şahin.Ekranlarda her gün gözyaşı, her gün ajitasyon.Aynı günlerde bir başka figür:Sakal, cübbe, sallanan kafa….“Cinci Hoca” diye pazarlanan Ali Kalkancı.
Biz bu tiyatroyu izlerken;
26 bankanın içi boşaltılıyordu, Hazine soyuluyordu,Faizler %7500’lere fırlıyordu ve Enflasyon milleti eziyordu.Ama ne gazeteler bunu yazdı, Ne televizyonlar..İnsanlar faiz yüzünden,Başbakanlık önünde kendini yakıyordu, esnaf yazar kasa fırlatıyordu, ama ekranlarda tek bir cümle yoktu:
“Bu ülke soyuluyor.”
Sonra Bir Adam Çıktı.Bir gün…Sanki uzun süredir gözleri kapalı olan bir insan gözlerini açtı.
Adı: Recep Tayyip Erdoğan
Koşuyordu,.Açılış yapıyordu.Yollar, hastaneler…Tüneller, Marmaray…Yerlisavunma, köprüler, havaalanları, hızlı trenler…Faizler %4’e indi.Engellilere maaş bağlandı.Öğrencilere kitap verildi.
Bu ülkede ilk kez insanlar “insan yerine” konulduğunu hissetti.

Ve Bir Sabah… 17 Ağaç-28 mayıs 2013
Bir sabah uyandık.“17 ağaç” dediler.İstanbul sokakları ateşe verildi.Ülke bir anda karanlığa gömüldü.Ama dilimiz yanmıştı artık.Bu işte bir iş vardı.
– 80 bin ağacı kesip üniversite yapanlar.Final döneminde öğrencileri sokağa dökenler.Her gün 10 bin kumanya dağıtanlar..Bir gariplik vardı.Ve , Duran adam Sırp çıktı.Soyunan kadın Alman.Yönlendiren Amerikalı.Piyanist Alman
Almanya’da sokaklar yanarken susanlar,Türkiye’de 22 saat canlı yayın yaptı.Mesele Ağaç Değildi.Bunu o gün anladı sağ duyulu vatandaş.
Görüşmeler yapıldı.Talepler açıklandı
– Kanal İstanbul iptal
– 3. Köprü iptal
– 3. Havalimanı iptal
– HES’ler iptal
O an jeton düştü beyinlere.Bu mesele ağaç değil, bu mesele Türkiye’nin ayağa kalkmasıydı.
Faiz Lobisi....Ve Erdoğan dedi ki: “Faiz lobisi beni tehdit ediyor.”Her şey o cümledeydi.
Yıllarca bu ülkeyi borçla sömürenler, faizle vergileri cebe indirenler,musluk kesilince çıldırmıştı.
Sonra 17–25 Aralık 2013
28 Şubat’ta kılıf “irtica”ydı.
Gezide “ağaç”.
17–25 Aralık’ta ise “hırsız”.
Algı üstüne algı…Fotoğraf üstüne fotoğraf…Biz ekranlara bakarken:
– Halk Bankası’na giriliyordu
– Devletin mahrem bilgileri sızdırılıyordu
– İran altın ticareti kesiliyordu
26 banka soygununu görmeyenler,bir saat hediyesini manşet yapıyordu.
Tarih Tekerrür mü Ediyor?
Menderes’i astılar..Özal’ı yediler.
İkisi de:Alnı secdeli.Halktan ve Dik duran adamlardı.
Bugün aynı iftiralar atılıyor.Aynı diller konuşuyor.Aynı medya bağırıyor.
Ama fark var gençler…Artık sosyal medya var.
Son Söz ; Gençlik Tezgâha gelmeyin.Önünüze atılan yemi yutmayın.Bu ülkede rahat bir nefes almaya başlamışken, sahip çıkmazsak; son pişmanlık fayda vermez.Bugün size dürüstlük nutku atanlar var ya…İşte onlar, asıl dikkat edilmesi gerekenlerin ta kendileridir.Hatırlayanlar için ibret, gençler için uyarı notudur.Dikkatli olun algılara kanmayın,aldanmayın son yıllarda yaşananları herkes biliyor,görüyor,izliyor.Hırsızlardan,arsızlardan,hainlerden uzak durmakta fayda var...

mustafakutun